Yazı İçeriği
Otizmli çocuklarda aniden ortaya çıkan, saatlerce sürebilen öfke nöbetleri (meltdown), ağlama krizleri veya hırçınlıklar, ailelerin ev içinde ve sosyal hayatta en çok çaresiz kaldığı anlardır. Bu kriz anlarında çocuğu sakinleştirmek için ceza vermek, bağırmak veya istediği her şeyi anında yerine getirmek süreci daha da kronik hale getirir. Gelişim Akademisi olarak uyguladığımız DATHE Yaklaşımı (Davranışsal Adaptasyon ve Temel Harekete Dayalı Eğitim), öfke nöbetlerinin birer "hırçınlık" değil, sinirsel bir taşma ve iletişim çabası olduğunu savunarak bilimsel bir kriz yönetimi sunar.
Öfke Nöbetinin Kök Nedenini Çözmek (Fonksiyonel Analiz)
DATHE yaklaşımına göre, hiçbir davranış sebepsiz yere ortaya çıkmaz. Çocuğun öfke nöbeti geçirmesinin arkasında mutlaka bir "işlev" vardır. Bu işlev genellikle üç nedene dayanır: Bir duyusal aşırı yüklenmeden kaçmak (yoğun ses, ışık vb.), karmaşık bir yönergeden kurtulmak veya istediği bir nesneyi/ilgiyi elde etmek. Kriz anında yapılması gereken ilk şey, sakin kalıp çocuğun güvenliğini sağlamak ve davranışın öncesindeki tetikleyiciyi (öncülü) tespit etmektir. Eğer çocuk duyusal olarak taştığı için ağlıyorsa, onu daha sakin, loş ve gürültüsüz bir ortama almak DATHE protokolünün ilk adımıdır.
Kriz Esnasında ve Sonrasında Uygulanacak Adımlar
Çocuk yoğun bir kriz yaşarken ona uzun cümlelerle nasihat etmek veya bağırmak, yangına körükle gitmek gibidir; çünkü o esnada beynin mantık merkezi tamamen devre dışıdır. DATHE metodolojisinde, kriz anında minimum sözel yönerge, maksimum fiziksel güvenlik ve duyusal regülasyon (derin basınç, güvenli alan) uygulanır. Çocuk sakinleştikten sonra ise en kritik evre başlar: Çocuğa öfkelenerek elde etmeye çalıştığı şeyi, sakin bir şekilde nasıl talep edeceği (kart göstererek, kelime söyleyerek veya işaret ederek) öğretilir. Olumlu alternatif davranış pozitif pekiştireçlerle ödüllendirilirken, öfke nöbeti işlevsiz bırakılarak zamanla söndürülür.