Yazı İçeriği
İnternette, sosyal medyada veya hobi bloglarında sıkça karşınıza çıkan bir tarif vardır: "Evde lavanta yağı yapımı". Bir kavanoza zeytinyağı doldurup içine aktardan aldığınız lavanta çiçeklerini koyarak güneşte bekletiyor ve kendi şifalı yağınızı yaptığınızı sanıyorsunuz. Ancak burada çok büyük bir biyolojik yanılgı ve hile var: Evde yaptığınız bu işlem asla bir "uçucu esansiyel yağ" üretimi değildir. Bu yöntem sadece "maserasyon" yani bitkinin kokusunun sabit bir yağa geçme işlemidir. En tehlikeli kısmı ise şudur: Güneş altında bekleyen o sabit yağlar hızla okside olur, yani bozulur ve serbest radikaller üretir. Ayrıca aktardan aldığınız o kurutulmuş lavantaların üzerinde hangi tarım ilaçlarının (pestisit), küflerin ve ağır metallerin olduğunu asla bilemezsiniz. Şifa niyetine evde yapıp cildinize sürdüğünüz veya çocuğunuza koklattığınız o yağ, aslında okside olmuş kimyasallardan ve toksik kalıntılardan oluşan tehlikeli bir karışımdır. Ev koşullarında bitkinin gerçek şifalı özünü ayrıştırmanız imkansızdır.
Gerçek, terapötik ve hücresel düzeyde etki eden bir lavanta yağı, evde kavanozda bekletilerek değil, ancak endüstriyel boyutta ve zanaat titizliğiyle yapılan "buhar distilasyonu" ile elde edilebilir. La Tierra olarak, 25 yıllık imalat tecrübemiz ve kurumsal laboratuvar altyapımızla bu aldatmacaya son veriyoruz. Gerçek bir esansiyel yağ, bitkinin tonlarca çiçeğinin paslanmaz çelik reaktörlerde, milimetrik basınç ve sıcaklık kontrolüyle su buharından geçirilerek damıtılmasıyla üretilir. La Tierra tesislerinde üretilen her bir damla 0 saf lavanta yağı, kendi gelişmiş Ar-Ge laboratuvarlarımızda GC-MS cihazlarıyla taranır. İçinde tek bir damla dahi pestisit, ağır metal veya yabancı sabit yağ bulunmadığı bilimsel olarak tescillenir. Vücudunuzu ev yapımı sandığınız okside yağların ve toksinlerin riskine atmayın. La Tierra’nın çeyrek asırlık laboratuvar tescilli dürüst gücünü seçin, doğanın gerçek, saf moleküler şifasıyla tanışın.