Yazı İçeriği
Bir aromaterapi ürününün etiketinde "organik", "saf" veya "0 doğal" yazması, o ürünün gerçekten temiz olduğu anlamına mı gelir? Maalesef hayır. Günümüzde kozmetik ve bitkisel ürün pazarı tam bir kuralsızlık içindedir ve şişelerin üzerindeki bu iddialar çoğunlukla sadece birer pazarlama yalanından ibarettir. Göz ardı edilen ölümcül tehlike tam olarak şudur: Lavanta bitkisi yetiştirilirken kullanılan kimyasal gübreler, böcek öldürücü ilaçlar (pestisitler) ve topraktan emilen ağır metaller, bitki damıtıldığında doğrudan o küçük yağ şişesinin içine konsantre bir şekilde hapsedilir. Siz "doğal" sanarak aldığınız o analizi yapılmamış yağı difüzörünüze koyup soluduğunuzda veya cildinize sürdüğünüzde, bu tarım zehirlerini ve kurşun, cıva gibi ağır metalleri doğrudan vücudunuza alırsınız. Bu gizli toksinler zamanla sinir sisteminizde birikir, hormonal dengenizi bozar ve bağışıklık sisteminizi çökerterek kronik hastalıklara davetiye çıkarır. Analiz raporu olmayan her yağ, evinizdeki pimi çekilmiş bir kimyasal bombadır.
İşte bu yüzden, kullandığınız bitkisel özlerin arkasında kurumsal bir imza olması ve laboratuvar onaylı saf yağ neden hayatidir sorusunun bilincine varılması gerekir. Bir yağın temizliği ancak bağımsız ve gelişmiş laboratuvar testleriyle kanıtlanabilir. La Tierra olarak, 25 yıldır sarsılmaz bir dürüstlük ve kurumsal sorumlulukla hareket ediyoruz. Sözleşmeli tarım modelimizle, tarladan fabrikaya kadar her adımını denetlediğimiz lavantalarımızı kendi tesislerimizde işliyoruz. Ürettiğimiz her parti (batch) ürün, gelişmiş Ar-Ge laboratuvarımızda mikrobiyolojik testlerden, ağır metal ve pestisit taramalarından geçirilir; GC-MS analizleriyle moleküler saflığı tescillenir. La Tierra için dürüstlük, ambalaj üzerindeki süslü bir kelime değil, her şişemizin arkasındaki karekodla ulaşabileceğiniz şeffaf analiz raporudur. Kendinizi ve sevdiklerinizi şişedeki yalanlara kurban etmeyin; La Tierra’nın çeyrek asırlık bilimsel güvencesini seçin.