Yazı İçeriği
Yetişkinler için terapi neyse, çocuklar için de oyun odası odur. Yetişkinler sipesifik sorunlarını, kaygılarını ve travmalarını kelimelere dökerek anlatabilirler; ancak bir çocuğun soyut düşünme becerisi ve dil kapasitesi yaşadığı yoğun duyguları kelimelerle ifade etmeye yetmez. İşte bu noktada Oyun Terapisi devreye girer. Çocuk merkezli oyun terapisi felsefesine göre; oyun çocuğun dili, oyuncaklar ise onun kelimeleridir. Oyun odasında çocuk, iç dünyasında biriktirdiği tüm çatışmaları, korkuları ve anlamlandıramadığı durumları oyuncaklar üzerinden sahneler.
Oyun terapisinin dil ve konuşma gelişimi üzerindeki etkisi doğrudan ve çok güçlüdür. Konuşma gecikmesi veya kekemelik gibi problemler yaşayan çocukların birçoğunda, arka planda yoğun bir performans kaygısı, aile içi çatışmalar, yeni bir kardeşin doğumu veya sipesifik korkular yatar. Çocuk duygusal olarak bloke olduğunda, dil sistemi de kilitlenir. Oyun terapisi seanslarında çocuk tamamen yargısız, kuralsız ve güvende hissettiği bir alan bulur. Bu güven duygusu, çocuğun üzerindeki duygusal baskıyı kaldırır ve sinir sistemini regüle eder. Rahatlayan ve içsel çatışmalarını oyun yoluyla çözen çocuğun dil üretimi, kelime çeşitliliği ve iletişim kurma arzusu kendiliğinden filizlenmeye başlar. Merkezimizde uygulanan entegre programlarda, dil terapisi ile oyun terapisi eş zamanlı yürütülerek çocukların hem ruhuna hem de dillerine bütüncül bir şifa sunulur.