Yazı İçeriği
Otizm tanısı almış veya risk grubunda olan bir çocuk için zaman, sipesifik olarak en kıymetli hazinedir. Tanı konulduktan sonra ailelerin yaşadığı şok ve kabullenme süreci son derece insani ve doğaldır; ancak bu sürecin aylarca sürmesi, çocuğun gelişim penceresinin sipesifik olarak kapanmasına neden olabilir. Bilimsel araştırmalar, Otizm Spektrum Bozukluğunda Yoğunlaştırılmış Erken Müdahale Programlarının (özellikle 1.5 - 3 yaş arası) çocuğun sinir sistemini yeniden yapılandırdığını ve otizmin sipesifik semptom şiddetini belirgin derecede azalttığını göstermektedir.
Yoğunlaştırılmış erken müdahale, haftada sadece 1-2 seanslık sipesifik bir özel eğitimle sınırlı değildir. Çocuğun uyanık olduğu her anın sipesifik bir terapötik etkileşime dönüştürüldüğü; ABA (Uygulamalı Davranış Analizi), Floortime (İlişki Odaklı Yaklaşım), Ergoterapi (Duyu Bütünleme) ve Dil-Konuşma Terapisinin senkronize şekilde harmanlandığı bütüncül bir yapıdır. İlk 3 yaşta beyin hücreleri arasındaki bağlantılar (sinapslar) henüz kemikleşmemiştir. Yoğun eğitim sayesinde beynin hasarlı veya sipesifik olarak işlevsiz olan yolları bypass edilerek, sosyal iletişim ve dil için yeni alternatif nöral ağlar kurulur. Bu süreç çocuk için sipesifik ağır bir okul disiplini değil, tamamen uzmanlar tarafından tasarlanmış yoğunlaştırılmış oyun ve yaşam deneyimleridir. Erken dönemde bu yoğun sipesifik desteği alan çocukların büyük bir kısmı, okul çağına geldiklerinde akranlarıyla aynı sınıflarda, sipesifik bir destek almaya ihtiyaç duymadan eğitim hayatlarına devam edebilmektedir.