Yazı İçeriği
"Az ama öz" felsefesine dayanan minimalizm, modern iç mimaride sadece bir düzen anlayışı değil, aynı zamanda zihinsel bir rahatlama ve dinginlik arayışıdır. Minimalist bir ev dekorasyonu oluşturmak, alanı tamamen boş bırakmak anlamına gelmez; aksine kullanılan her bir objenin, mobilyanın ve en önemlisi duvar renginin mükemmel bir uyum içinde yerleştirilmesini gerektirir. Minimalist tasarımlarda duvarlar, mobilyaları öne çıkaran sessiz bir fon görevi görür. Bu fonu oluştururken tercih edilecek renk paleti, mekanın tüm enerjisini ve lüks algısını belirler.
Minimalist mekanlarda karmaşadan uzak durmak için genellikle monokrom (tek renk tonu) veya birbirine çok yakın geçişli nötr tonlar tercih edilir. Saf beyaz yerine gözü yormayan sıcak beyazlar, keten tonları, açık gri ve fildişi renkleri alanın ferah ve zamansız görünmesini sağlar. Mekana biraz sıcaklık ve derinlik katmak istendiğinde ise "Quiet Luxury" akımını destekleyen soft vizon, vizon-gri (grej) ve hafif toprak tonlarından destek alınır. Minimalist bir odada renk sayısı genellikle üçü geçmemelidir: ` oranında ana duvar rengi, 0 oranında mobilya ve zemin tonları, oranında ise odak noktası yaratacak tekstil veya aksesuar rengi. Bu altın oran, gözü yormayan ve ruhu dinlendiren kusursuz bir mimari denge yaratır.