Yazı İçeriği
İç mekan dekorasyonunda kapılar, genellikle birer yapısal zorunluluk olarak görülse de, aslında mekanın karakterini tanımlayan ve hacimler arasındaki geçişi yöneten en güçlü tasarım elemanlarından biridir. Bir kapı, odaya giren kişinin karşılaştığı ilk "dokunsal" yüzeydir; bu nedenle kapının ağırlığı, yüzey dokusu ve kolunun ergonomisi, mekanın kalite algısını saniyeler içinde belirler. Baydoor olarak kapıyı, dekorasyonun sessiz ama en etkili bileşeni olarak görüyoruz. Doğru seçilmiş bir kapı tasarımı, duvarla bir bütün haline gelerek minimalizmi destekleyebilir veya iddialı bir çıtalama yapısıyla mekana klasik bir görkem katabilir.
Kapının bir diğer önemli rolü, "görsel hiyerarşi" kurmasıdır. Yüksek ve görkemli bir salon kapısı, o mekanın evin ana merkezi olduğunu vurgularken; yatak odalarında kullanılan daha sade ve akustik yalıtımı yüksek kapılar huzur ve mahremiyet sinyali verir. Renk ve malzeme seçimiyle kapı, yer döşemesi ile tavan arasındaki görsel köprüyü kurar. Örneğin, yerdeki koyu ahşap dokusunu kapı kanadında tekrar etmek mekanın bütünlüğünü sağlar; beyaz lake bir kapı ise duvarın bir parçası gibi davranarak mekanın daha ferah görünmesine yardımcı olur. Fonksiyonel olarak ses ve ısı yalıtımı sağlayarak konforu artıran kapılar, dekoratif olarak da bir tablo gibi mekanın çehresini değiştirir. 1984'ten beri her bir kapıyı, bu bütünsel tasarım anlayışıyla birer "geçiş sanatı" olarak üretiyoruz.