Yazı İçeriği
Bir yapının dış cephesi, binanın sadece estetik kartviziti değil; aynı zamanda onu yağmur, kar, don, aşırı güneş ışınları (UV) ve hava kirliliği gibi tüm dış etkenlere karşı koruyan en önemli kalkanıdır. İç cephe boyaları ne kadar konfor ve estetik odaklıysa, dış cephe uygulamaları da o derece mühendislik ve dayanıklılık odaklı olmak zorundadır. Yanlış malzeme veya baştan savma işçilikle yapılan bir dış cephe boyama işlemi, birkaç mevsim sonra renk solmalarına, çatlamalara ve binanın içine su sızmasına yol açarak çok daha büyük yapısal hasarlar doğurabilir.
Dış cephe projelerinde başarının anahtarı, yapının bulunduğu iklim şartlarına uygun esneklikte ve koruyuculukta ürün seçmektir. Yoğun güneş alan bölgelerde UV direnci yüksek, solma yapmayan boyalar tercih edilirken; nemli ve yağışlı bölgelerde su iticiliği maksimum seviyede olan, silikon esaslı akrilik boyalar kullanılmalıdır. Yeni nesil dış cephe boyalarında aranan en büyük özellik, duvarın içindeki nemi dışarı atabilmesi (nefes alması) fakat dışarıdaki yağmur suyunu kesinlikle içeri almamasıdır. Boyama öncesinde bina yüzeyindeki tüm mikro çatlaklar epoksi esaslı dış cephe macunları ile kapatılmalı ve yüzey komple yıkanarak tozlardan arındırılmalıdır. Doğru dış cephe astarı ve kaliteli son kat uygulaması, binanızın ömrünü uzatırken enerji tasarrufuna da doğrudan katkı sağlar.