Yazı İçeriği
Bir çocuğun annesinin peşinden ağlaması, o odadan çıktığında huzursuz olması belirli gelişim dönemlerinde (özellikle güvenli bağlanmanın inşa edildiği bebeklik süreçlerinde) tamamen normaldir. Ancak çocuk 3, 4 veya 5 yaşına gelmesine rağmen annesinden bir an bile ayrılamıyor, o tuvalete gittiğinde bile kapıda ağlama krizlerine giriyor, geceleri yatağında yalnız yatmaktan aşırı korkuyor ve kreş kapısından içeri adım atmayı kesinlikle reddediyorsa, bu durum klinik anlamda bir "Ayrılık Kaygısı Bozukluğu" (Anksiyete) işareti olabilir. Ebeveynler genellikle bu tabloyu "çocuğum bana çok düşkün" diyerek romantize etse de, aslında çocuk iç dünyasında devasa bir terk edilme ve güvensizlik korkusuyla boğuşmaktadır.
Anneye aşırı bağımlılık ve ayrılık kaygısını çözmenin yolu, çocuğu aniden yalnız bırakıp "alışsın" diyerek ortamdan kaçmak kesinlikle değildir; bu yaklaşım çocukta kalıcı travmalara yol açar. Çözüm, güven hissini kademeli olarak inşa etmektir. Ev içinde küçük adımlarla başlanmalıdır; örneğin "Ben mutfağa gidiyorum, 2 dakika sonra geleceğim" diyerek gidilmeli ve tam söz verilen zamanda odaya dönülerek çocuktaki "annem giderse bir daha dönmez" şeması kırılmalıdır. Vedalaşma süreçleri kısa, net ve kararlı olmalıdır; uzun uzadıya yapılan, ebeveynin de kaygısını yansıtan vedalar çocuğun korkusunu körükler. Bu süreçte en etkili profesyonel çözüm Pedagojik Oyun Terapisidir. Oyun odasının güvenli ve sembolik ortamında çocuk, anneden ayrılma, kreşe başlama ve yalnız kalma temalı oyunlar kurarak içindeki o yoğun anksiyeteyi dışa vurur ve hazmeder. Beylikdüzü şubemizde sunduğumuz oyun terapisi ve aile danışmanlığı süreçleriyle, annelerin üzerindeki bu yoğun yükü hafifletiyor, çocukların bağımsız, özgüvenli bireyler olarak büyümesini sağlıyoruz.