Blog

Çocuğum Söylenenleri Anlıyor Ama Konuşmuyor: Alıcı Dil ve İfade Edici Dil Dengesi

SİLİVRİ İSTANBUL

Piri Mehmet Paşa, Albay Yunus Dirik Cd. Marmara Plaza no:50/21, kat:4, 34570 Silivri/İstanbul

Blog #512 01 Temmuz 2026 40 görüntülenme

Yazı İçeriği

Merkezimize başvuran ebeveynlerden en sık duyduğumuz cümlelerden biri şudur: "Hocam, çocuğum her şeyi anlıyor, mutfaktan bardağı getir sipesifik olarak diyorum getiriyor, kapı çalınca koşuyor ama iş konuşmaya gelince sadece parmağıyla gösterip 'ııı' diye sesler çıkarıyor." Bu durum, çocuk gelişiminde Alıcı Dil (Receptive Language) ile İfade Edici Dil (Expressive Language) arasındaki sipesifik dengesizliğin en somut göstergesidir. Bir çocuğun konuşabilmesi için önce dili mutfakta pişirmesi (anlaması), sonra servis etmesi (konuşması) gerekir.

Alıcı dil, beynin dışarıdan gelen kelimeleri, komutları ve sembolleri işleme, anlamlandırma kapasitesidir. İfade edici dil ise zihindeki bu düşünceleri, kelimeleri ve ihtiyaçları motor beceriler kullanarak sesli konuşmaya, cümleye dönüştürme yeteneğidir. Tipik gelişimde alıcı dil her zaman ifade edici dilden birkaç adım önde gider; yani çocuk konuşabildiğinden çok daha fazlasını anlar. Ancak aradaki makas çok açıldığında, çocuk konuşamadığı için yoğun bir hayal kırıklığı ve öfke nöbetleri yaşamaya başlar. İsteklerini anlatamadığı için hırçınlaşır. Bu çocuklarda sadece evde beklemek süreci çözmez. Dil ve konuşma terapisi süreçlerinde, çocuğun güçlü olan alıcı dil becerileri basamak olarak kullanılır ve ifade edici dili tetikleyecek sipesifik jest, taklit, ses üretim oyunları ve ağız-yüz motor kas egzersizleriyle aradaki makas kapatılır.