Yazı İçeriği
Yatırım dünyasında dükkan, ofis, plaza katı veya depo gibi ticari gayrimenkuller, yüksek kira getirileri ve kurumsal kiracı potansiyelleriyle her zaman gözde yatırım enstrümanları olmuştur. Ancak ticari mülk yatırımının konuta kıyasla en büyük risk faktörlerinden biri, kiracı sirkülasyonu yaşandığında mülkün yeni bir kiracı bulana kadar geçen sürede "boş kalması" durumudur. Boş kalan ticari mülklerin maliyetleri ve mülk sahiplerinin alabileceği önlemler, gayrimenkul varlık yönetiminde kârlılığı korumak ve nakit akışının negatife dönmesini engellemek adına stratejik bir planlama gerektirir. Bir ticari alanın boş kaldığı her gün, mülk sahibinin cebinden çıkan görünmez birer finansal kayıptır.
Ticari bir mülk boş kaldığında, mülk sahibi sadece her ay alması gereken düzenli kira gelirinden mahrum kalmaz; aynı zamanda binanın ödenmesi gereken yüksek sabit aidatları, çevre temizlik vergileri, mülk yönetim giderleri, güvenlik maliyetleri ve kış aylarındaki minimum ısınma/bakım faturaları da tamamen kendi üzerine kalır. Bu maliyet sarmalından kurtulmak ve mülkü hızla kurumsal bir kiracıya kazandırmak için mülk sahiplerinin esnek pazarlama stratejileri geliştirmesi şarttır. Örneğin; piyasa rayicinde inat etmek yerine ilk yıl için "dekorasyon süresi muafiyeti (rent-free)" tanımak, kurumsal markaların mülkü tercih etmesinde en büyük etkendir. Bizim felsefemize göre, "Her müşteri bir satış değil, uzun vadeli bir dostluktur." Mülk sahiplerimizin ticari varlıklarını boşta bırakmamak adına, geniş kurumsal networkümüzü ve hedefli dijital reklam modellerini devreye sokarak, mülkleri en doğru marka karmasıyla ve yasal altyapısı güçlü uzun vadeli kontratlarla en kısa sürede buluşturuyoruz.